48. ayet -i şeytandan Allah’a sığınırım. Firavun kavmine Cenab -ı Allah diyor ki :”Biz onlara biri ötekisinden daha büyük olmayan hiçbir ayet göstermedik. Her mucize daha büyük. Gittikçe dozu artıyor mucizelerin, büyüklük dozu. Her seferinde daha kapsamlı bir mucize gösterdik diyor Allah. Belki dönerler diye diyor Allah. Onları azapla yakaladım diyor Allah. Dönmüyorlar. Onun için millet olarak da, topluluk olarak da mutlaka Allah ‘a candan sevgi duymak, bağlanmak gerekir. Dünyayı Allah’tan ayırdın mı, Allah’ı dünyadan ayırdın mı perişanlık gelir. Bir bütündür Allah. Yani mutlaka Allah ‘la beraber dünya kullanılacak gibidir. Allah olmadan dünyayı kullanmaya kalktığında dünya insana saldırır. Ekonomik krize saldırır, intihar ettirir, bunalıma sokar. Sağlığınız bozulur. Izdırap çekersiniz, anlamsız olur her şey. Bir manası olmaz hayatın. Bak başbakan, ne diyor? Çoğalın diyor. Doğru, Peygamber’in hadisi de var sallallahu aleyhi ve sellem. Ben diyor, ümmetimin çokluğuyla övüneceğim diyor ahirette. Fakat şimdi adam, çocuk yapacak bir adam. Düşünüyor, nasıl bakacağım çocuklara diye. Kendini koruyamıyor çünkü. Maddi olarak da koruyamıyor, manevi olarak da koruyamıyor. Her yer tuzaklarla dolu, belayla dolu. Sokağa çıkamıyor. Birine bir şey söylüyorsun, ya iftira atıyor, ya bir oyun oynuyor. Ya tuzağa düşürmeye kalkıyor. Dost bildikleri insanların, kahpe çıkıyor bir kısmı. Sırdaş edinemiyorlar. Dost edinemiyor. Dışarıda rahat rahat kolunu, elini saldırarak gezemiyor. Şimdi adam tek başına gezemeyince, çocuğum nasıl geçsin diyor sokakta. Değil mi? Kendisi iş bulamayınca, iş bulsa da sürünüyor. Çocuk da sürünür diyor. Hasta oluyor hastanede, kuyrukta bekliyor, perişan oluyor. Ya diyor, ben madem böyle sürünüyorum, çocuk yapıp onu da süründürmeyeyim bari diyor. E o zaman, olay daha başka. Zemin daha başka. Bir kere, insanların birbirine nefretinin kalkması gerekir. Bu nefret kalktı mı mahkemelerin yükü, ne kadar mahkemede daha dosya var mesela, bir milyon. Kaça düşer? Yüze düşer. İnsan sevgisi olursa. Affetme, merhamet olursa, şefkat olursa, yüze düşer. Öbür türlü, ızdırabın önü, arkası kesilmiyor. Herkes herkesi mahkemeye veriyor aşağı yukarı. Birçok yerde. Birçok işte bunu görüyoruz. Nefret kol geziyor. Allah sevgisi olmayınca, azap. Ruhta bir azap oluşuyor. Halbuki herkes topluca Allah’a sıkı sıkıya sarılırsa, Allah’ı çok severse, hemen akabinde kardeşlik, sevgi, şefkat, merhamet geliyor. Dünyevi izimler ortadan kalkar. İşte komünizm, faşizm, kapitalizm ortadan kalkar. Ferahlık gelir. Çözümü dünya hükümetleri teknik olarak halleder. Teknik yönden. Teknik yönden de çözemiyorlar. Hükümet değiştiriyor adamlar. Halk hükümet değiştiriyor. Bir beladan ötekine geçmiş oluyorlar. Mesela Yunanistan’da adamlar, Fransa’da değiştiriyorlar. Bir bela gidiyor, başka bir bela geliyor. Ekonomik bela geliyor. Sıkıntı geliyor. Allah’ı coşkuyla sevme konusunu hayati bir konu olarak anlatmak lazım. Herkes biliyor, ekonomistler de biliyor. Sebebin Allah sevgisi olmadığından olur bu ekonomik krizi. Mesela düşündüm, bugün düşündüm. Sanatçı kalmadı yani. Mesela Eurovizyon şarkı yarışmasına bak. Bütün parçalar görüyorsun. Yok. Sanatçı kalmamış. Mesela televizyon kanalları açıyorum. Hazırlanan skeçler var işte yahut tiyatro. Ona benzer şeyler. Hiçbiri olmuyor. Müzik parçalarına bakıyorum, hiçbiri olmamış. Kıyafet de yapamıyorlar. Muazzam bir manevi çöküntü var. Allah sevgisinin eksikliğinden kaynaklanıyor. Ne sanatçı var, ne bilim adamı da bilimsel araştırma yapmaya gerek duymuyor. Yani keşif, araştırma yapmaya gerek duymuyorlar, yapamıyorlar. Mevcutları milim milim geliştirmeye çalışıyorlar. Yeni bir köklü buluş yapamıyorlar. Etkileyici bir buluş yapamıyorlar. Mesela Türk sanat müziği parçaları var. Klasik. Ankara Seymenleri ‘ni seyrettim. Oradan aklıma geldi. Ankara Seymenleri. Fidayla vardır. Ünlü. Misket havası. Fidayda. Çiçek dağı vardır. Oyun havası. Bir daha asla ve kesinlikle öyle bir oyun havası yapamadılar. Yaklaşık 100 yıllık parçalar. Eski. Fidayla Çıkmıyor sanatçı. O yönde sanatçı çıkmıyor. Fidayda. Hiçbir şekilde onu tutturacak parça yok. Misket. Ya dedim, Efe’ler niye sürekli aynı parçayla oynuyorlar? Sürekli misketle oynuyorlar. Fidayla’yla oynuyorlar. Çiçek dağı ile aynı oynuyorlar. Yani 2-3 parça var. Başka parçayla oynamıyorlar. Halbuki yüzlerce parça olması gerekiyordu. Her birbirinden güzel olması lazım. Mesela Mehter Maşrı, Ceddin Deden. Bir daha benzeri yapılamıyor. Mümkün değil. Bak bir kere yapılmış, bir daha yapılamıyor. Nefis parça mesela Ceddin Deden. Mesela Gafil Nebilir. Bir daha benzeri yapılamıyor. Mesela Eski Ordu Marşı. Bir daha benzeri yapılamıyor. Olmuyor. Türk sanat müziğinin benzeri parçası yapılamıyor artık. Yok. Mesela tarihi tablolar. Güzel tarihi tablolar. Yapılamıyor. Müzelere koyuyorlar. Şortlu mortlu vatandaşlar. Elleri sırtlarında geziyorlar. Ağzını açıyor böyle. Bakıyor. Bakıyorlar. İnsanların etleri de kofu olmuş. Bir şey olmuş. Büyük bölümü öyle olmuş. Kafaları da kof. Birçoğunun. Eti de kof. Bir şey olmuş. İşte dağlarda geziyorlar. Ellerine çubuklarla falan. Dağlara da acıyorum ya. Yani öyle ruhsuz, dinsiz adamların, Allahsız adamların dağlarda gezmesi. Sen lan ne anlarsın sen dağın güzelliğinden. Allah’a inanmıyorsun ki. Allah’ın farkında değilsin. Sapık adam. Ellerinde iki üç sapık. Ellerinde sopayla. Dağda geziniyor. Kuşlara falan acıyorum dağdaki ya. Ağaçlara acıyorum ya. Pis ayaklarıyla onları eziyorlar. Onun üstünden geziyorlar bana. Değil mi? Orada Allah ‘a inananın, oradaki onlara karşı şefkat, sevgisi nerede? Oradaki yani dinsiz olup sapık olan adam . Mesela dinsizdir de yine kendi halinde adamlar var. Hayır mesela. Sapık adam. Oraları da batırıyorlar. O pis ellerin gidip oralara sürüyor. O ağaçlara acıyorum. Otlara da acıyorum. Hayvanlara da acıyorum. Kuşlara da acıyorum. Yani hiç layık değiller. Ama Cenab -ı Allah imtihan sebebiyle onlara da müsaade etmiş. Yani dünyayı kullanmalarını. Bütün dünya hükümetlerine bakın. Çaresizlik içindeler. Mesela bak Obama. Eskiden Amerikan başkanlarına çok haşmetli olurlardı. Havalı olurlardı. Çok gariban. Çok gariban. Kim gelirse gelsin gariban olur. Çünkü Amerika ekonomik yönlendirici. İmtihan çöktü. Ve muazzam intihar furyası var. Amerikan ordusu adeta su gibi eriyor. Her gün yoğun intiharlar var Amerika’da. Yoğun. Ama zibil gibi öyle. Bir tane, iki tane, on tane değil. Dinsizliğin getirdiği ızdırapla adamlar dayanamayıp canına kast ediyorlar. Canına kıyıyorlar. Daha hala İslam olmamaya direniyorlar. Daha hala Allah ‘a teslim olmamaya direniyorlar. Çöktün işte bak, dünyanın tadı tuzu kalmadı. Amerika’nın bütün havası, süksesi gitti. Sürünüyor Amerika. Fakir bir ülke oldu ya, gariban bir ülke oldu. Halkı da fakir, kendi de fakir. Ne ekonomide ilerleyebiliyor, ne sanatta ilerliyor, ne bilimde ilerleyebiliyor. İşte dev hamburgerler yapıyorlar. Domuz salamı falan koyuyor, onu yiyorlar. Adamlarda çok büyük bir bölümü gudübet hale geldi. Şiştiler böyle, bir acayip yani. Eski Amerikalılar, zayıf falan, flinta gibi adamlar olurdu. Filimlerde falan görüyordursunuz, değil mi? Jilet gibiydiler. Şimdi homoça gibi herifler. Bir acayip olurlar. Kadınlar da öyle, çok garip bir hale geldiler. Silindir gibiler, büyük bir bölüm. Sıkıntıdan, gece gündüz yiyorlar sıkıntıdan, sinirden. Izdırap veriyor. Yemezse sinirleri daha da gergin oluyor. Hırsla yemeye devam ediyorlar. Ayette diyor, hırsla yerler diyor ayetede. Kur’an ayetinde, hırsla yerler diyor.
Allah Rızasının İşareti Olur Mu ?
Adnan Oktar