AO

0:00/07:08

Allah Kullarını Nasıl Sever?

Adnan Oktar Diyor Ki Alıntı Profil

Adnan Oktar Diyor Ki

Abone Ol

Allah kullarını nasıl sever, sevgisini nasıl gösterir? Allah’ın özel bir sır sistemi vardır. Mesela, onun hayır yolda yapmak istediklerine kapıyı açar. Yani ben aslında kendimle örnek vereyim. Yani hiç konuyu uzatmaya gerek yok.
Ben dünya çapında tebliğ yapmak istiyordum. Allah bizim devrimizde interneti yarattı. Yani bu çok dev bir olay. Bu ayet bu. Ha aklın ihtiyarını aldı mı almadı. Televizyonu Allah yarattı. Benim istediğim bu değil miydi? Evet. Bu oldu.
Kitaplarım yüz milyonlarca satılsın istedim, dağıtılsın istedim. Bunu yaptı mı Allah? Yaptı. Sizleri yarattı. Beni çok seviyorsunuz. Ben de sizi çok seviyorum. Şimdi sizin sevginiz zaten Allah’ın sevgisi oluyor. Benim size olan sevgim de Allah’ın sevgisi oluyor. Sevgi buram buram yaşıyor muyuz? Evet.
Bereket veriyor mu? Veriyor. Sağlık, sıhhat veriyor. Hayır veriyor. İşte bu Allah’ın sevgisidir. Ama biz bundan tabi atalete kapılmayız. Yine cehennemden korkarız. Yine Allah’tan korkarız. Ama işareti görüyoruz. Yani çok açık ayet bunlar. Çok net ayet.
Mehdiyetin gerçek olduğunu insanlara anlatmak istedik. Allah’tan bunu istedik. Allah gökte iki uçlu kuyruklu yıldız yarattı. Olmayan bir şey yarattı. Mucize meydana getirdi.  İki uçlu kuyruklu yıldız falan yok öyle bir şey. Olmaz da. Onu yarattı. O hadisi doğru çıkarttı Allah. Peygamberinin sözünü doğru çıkarttı.
Ondan önce Haley kuyruklu yıldızını getirtti Allah önce. Lulin hiç yokken onu yarattı. Halley vardı. Lulin hiç yoktu. İki uçlu kuyruklu yıldızı gökte yarattı Allah. Sırf Mehdiyet’e destek olsun diye. Daha Mehdiyet’in çıkış yılında Ramazan ayında Ay ve Güneş tutulmaları. İki yıl üst üste. Bak vakte bak. Mehdi’nin çıkış yılları. Ve iki yıl üst üste. Özel destek.
Darwinizmi Allah yarattı. Darwinizmi yenmek benim gördüğüm imkansız gibi görünüyordu. Çünkü yüz binlerce üniversite var. Milyonlarca profesör, doçent var. Milyar hesabıyla kitap, dergi basılmış. Yüz binlerce televizyon, radyo, Darwinizmi anlatıyor. Aksini anlatacak da elimizde delil yoktu. Yani bu geçersizdir diye anlatacağımız delil yoktu elimizde. Fosil delili falan hiçbir şey yoktu. Proteinlerin molekül yapısını da bilmiyorduk. Sadece işte geçersizdir diye anlatıyorduk. Lise yıllarındayken. Yani sadece mantıksız bulduğumuzu anlatıyorduk.
Sonra Allah yedi yüz milyon fosil olduğunu bize açıkladı. Bu bir ayettir. Yedi yüz milyon fosille geçersizliğini Allah söyledi. Muazzam bir destek. Sonra da Allah bize proteinlerin tesadüfen olmasının imkansız olduğunu göstertti. Bu da bir ayet. Müthiş bir destek. Bu ikisi zaten Darwinizmi tam anlamı yerle bir eden bilgi.
Tepmez devrilmez görülen koskoca imparatorluk… Küçük bir çocuğun, minarenin yanındaki küçük bir çocuğun gücünü düşünün. Bizim sayımız çok az, çok küçüğüz. Yani dünya milyarlarla belirtiliyor. Biz bir avuç insanız. Koskoca Darwinizm önümüze diz çöktü. Bütün müesseseleriyle, bütün sistemine ve zavallıca ve acınacak hale düşerek ve mahvolmuş olarak ve binbir türlü eziklik ve acziyet içerisinde dizimizin dibine düştü. Tek bir yumrukta. İlim, irfanla, kanunla hukukla.
Bütün dünyadaki sistem yerle bir oldu. Bütün havaları, civaları, sükseleri, oyunları bitti. Sırf samimiyetinizden. Sırf samimiyetten. Maşallah. İşte bu Allah’ın desteği, sevgisidir. Elhamdülillah. Bak Allah bunu kimseye nasip etmedi. Evet, gerçekten. Dünyada hiç kimseye nasip etmedi. Sadece bana ve sizlere nasip etti. Allah’ın şehrine nasip etti. Maşallah.
Mesela bak, evanjelikler de yaptı. Evet. Ama Allah onlara nasip etmedi. Evet. Evet. Allah orada bir basiret bağlaması yaptı. Adam ne dedi, evanjelikler? Darwinizm yanlış. Tamam. Doğrusunu biz açıklıyoruz dedi. Dünyanın ömrü altı bin yıl dedi. Fosiller en fazla beş bin yıllıktır diyor. En fazla öldüm bittim dese dört bin beş bin yıllıktır diyor.
Artık granitleşmiş fosiller. Yani açıkça belli mesela. Beş yüz bin yıllık. Yahut üç milyon, yahut otuz milyon, yahut yüz milyon yıllık fosiller. Açık belli. Yani bilimle, ilimle, tespiti açıkça mümkün. Bütün dünyada eğlence oldu bunlar. Mesela fosillik adam yerlere yatıyor bu beş bin yıllıkmış diyor.
Beş bin yıllık ya kardeşim duruyor. Mesela adam kemikleri bile duruyor beş bin yıllık. Evet. Beş bin yıllık. Hayvanın cesedi bulunuyor. Beş bin yıllık. Duruyor kemiği falan duruyor. Sen nereden bahsediyorsun ya? Granitleşmiş. İki yüz milyonluk, üç yüz milyon yıllık diyorsun. Beş bin yıllık diyorsun. Dalga geçer gibi. Hep mağlup diyor. Her yerde eğleniyorlar.
Ama biz çıkınca yüzlerinden çok acımaklı ve dehşet ifadesi geldi.